Akşam Üzeri Kadar Ne Demektir?
Akşam üzeri, Kayseri’nin o sararmış sokaklarında bir zamanlar bana ne kadar huzur verdiğini hatırlıyorum. Yalnızdım, ama öyle hissetmiyordum. O akşam, bir mektup beklerken, rüzgarın burnumda bıraktığı soğuklukla karışan sıcak duygular içindeydim. Saatin kaç olduğuna bakmamıştım; zamanın akışına bıraktım her şeyi. Gözlerim, gökyüzünü izlerken, o küçük alacalı bulutların arasında kaybolmuştu. O an, içimde bir şey kırıldı ama belki de en güzel kırılma bu olabilirdi.
Akşam Üzeri Kadar Ne Demektir? – Bir Bekleyiş
Geceyi sabaha bağlayan o anları çok severim. Akşamdan geceye geçerken geçen zamanı, tam o ince çizgiyi. Hayatta bazı anlar vardır, insanın içinde bir şeyler kımıldar. İşte ben o anı, o anı akşam üzeri kadar beklemiştim. Bir şeylerin değişmesini beklemek ama ne olduğunu tam olarak bilmemek. Akşam üzeri, işte o an, bir şeyin olduğu ama henüz tamamen belirginleşmediği o zaman dilimi. Huzurla karışan bir belirsizlik. İşte ben de o günü akşam üzeri kadar bekledim.
O gün, bir hafta öncesinden gelen bir mesajın arkasından kaybolmuştu. Birinin beni hatırlayıp hatırlamadığını, belki de sadece bir anlık bir ilgiyi, bir nevi sıcak bir mesajı arıyordum. Akşam üzeri, tam o sınırda, bir şeyler değişecekti ama ben ne olduğunu bilmiyordum. Tam o anda, akşamın alaca ışığı vücuduma vurdu, ve kaybolan zamanla birlikte bir boşluk hissettim. Bir mesaj bekliyordum, belki bir telefon, belki de bir cevap. Ama bir türlü gelmedi. Bekleyişim, saatlerce sürdü.
Akşam Üzeri Kadar Bir Hayal Kırıklığı
O an bir hayal kırıklığı hissettim, ama garip bir şekilde, içimde bir rahatlama da vardı. Belki de buna alışmam gerekiyordu, belki de o kadar uzun süre beklemiş olmam, sonunda bir şekilde kabullenmeme yol açıyordu. Akşam üzeri, işte tam o anda ne kadar uzun süre beklesem de, her şeyin bir noktada değişeceğini biliyordum.
Saat akşam beşi geçiyordu. Havanın kararmasına birkaç saat vardı. Bir şeyler değişecekti ama ben bunun ne olduğunu hâlâ bilmiyordum. Belki de hâlâ yaşadığım bekleyişin bir anlamı vardı. Her şeyin tam ortasında olmak, ne bir başlangıç ne de bir bitiş… İşte tam bu noktada insan hayatına dair, bazen her şeyin beklemeye değip değmediğini sorguluyor.
O an akşam üzeri kadar bir zaman dilimi gibiydi. Bir tarafımda umut vardı, belki de yeniden bir başlangıç için bekliyordum. Ama diğer taraftan, her şeyin sonunda kaybolan bir hayal gibi olduğunu hissediyordum. Bir cevap bekliyordum ama ben de aslında cevapsız kalmaktan o kadar korkuyordum ki… İçimde ki bu çatışmayı o akşam üzeri kadar yaşadım. Hayatımda yeni bir sayfa açılacaktı belki de, ama her şeyin ne zaman olacağını bir türlü bilemiyordum.
Akşam Üzeri Kadar Bir Umut
Ve sonra, beklediğim şey geldi. O kadar basitti ki… Tam akşam üzeri kadar bir vakitte, telefonumda bir mesaj belirdi. İçimden bir nefes aldım, kalbim hızla çarpmaya başladı. O an, akşamın koyu mavisinde bir ışık parladı. Bazen, bir şeylerin değişmeye başlaması, sadece bir anlık bir hareketle olur. O mesajla, tam o beklediğim anın geldiğini hissettim. Ama akşamın son ışıkları gibi, hiçbir şeyin sonsuza kadar olmayacağını biliyordum.
Akşam üzeri kadar, insan hayatı da böyle değil midir? Bir şeylerin başlangıcı, tam ortası ve sonunda bir şeyin kaybolması… Kısa bir süre içinde olan, ama uzun bir zamandır beklenen bir şey. O an yaşadım, ne hissedeceğimi anlamadan, bir cevap geldi ve belki de sadece o anın, o küçük umutla var olduğunu fark ettim.
Sonuç: Akşam Üzeri Kadar Bir Duygu
Akşam üzeri kadar bir şey, tam o ince çizgide olmak demektir. Ne bir gece, ne de bir gündüzdür. O anın içinde kaybolmak, belirsizliğin içinde huzur bulmak… Hayatın o küçük döneminde, her şeyin olacağı ama bir şeyin de kaybolacağı bir yerde olmak… Belki de tam bu yüzden, bazen akşam üzeri kadar bir bekleyiş, bir hayal kırıklığı, bir umut gibi gelir insana. O anları yaşarken, sadece o andan beklenenin ne olduğunu düşünürsünüz. Ama sonra, her şeyin başka bir anlam kazandığını fark edersiniz.