İçeriğe geç

Kayseri Ürgüp peri bacaları arası kaç km ?

Yolun Başında: Kayseri’den İçimdeki Boşluğa

Kayseri’de sabahlar hep aynı başlar. Camdan içeri giren soğuk hava, uykunun yarım kalmışlığı ve içimde adını koyamadığım bir sıkışma hissi… O gün de farklı değildi aslında ama ben farklıydım. Sanki uzun zamandır ertelenen bir şey nihayet beni yakalamıştı.

25 yaşındayım. Dışarıdan bakınca her şey yolunda gibi görünüyor. Ama içimde sürekli büyüyen bir eksiklik var. Defterime yazdığım cümleler bile artık beni rahatlatmıyor. O sabah çayımı içerken aklımda tek bir düşünce vardı: gitmek.

Nereye olduğunu bile tam bilmiyordum. Sadece uzaklaşmak istiyordum. Kayseri’nin sert rüzgârından, bildiğim sokaklardan, aynı yüzlerden… Telefonu elime aldım ve haritayı açtım. Gözümün önüne bir isim düştü: Ürgüp.

O an kendi kendime sordum:

“Kayseri Ürgüp peri bacaları arası kaç km?”

Cevabı gördüğümde içimde küçük bir kıpırtı oldu. Yaklaşık 75 kilometreydi. Bu mesafe bana hem çok kısa hem de sonsuz uzun geldi. Sanki sadece bir yol değil, içimdeki bütün düğümleri çözebilecek bir aralıktı.

75 Kilometrelik Sessizlik: Araba Camından Geçen Hayat

Yola çıktığımda radyo açık değildi. Sessizlik bile daha dürüst geliyordu bana. Kayseri’nin çıkışında şehir yavaş yavaş arkamda küçülürken içimde garip bir hafifleme başladı.

Ama bu hafiflik mutluluk değildi. Daha çok “artık dayanamıyorum” hissinin yumuşamış haliydi.

Yol uzadıkça kendi içime daha çok battım. Direksiyonun başında giderken gözüm ara ara tabelalara takılıyordu. Her biri bana başka bir şeyi hatırlatıyordu: yarım kalan hayallerimi, söyleyemediğim cümleleri, ertelediğim kararları…

Ürgüp’e doğru ilerlerken aklımdan tekrar aynı soru geçiyordu:

Kayseri Ürgüp peri bacaları arası kaç km?

Bu soruyu sanki bir harita bilgisi değil de, hayatımın yönünü belirleyen bir soru gibi tekrar tekrar düşünüyordum. Çünkü mesele mesafe değildi aslında. Mesele, o mesafenin içinde kaybolacak cesareti bulup bulamayacağımdı.

Peri Bacalarına Yaklaşırken: İçimdeki Çatlaklar

Ürgüp sınırlarına girdiğimde hava değişti. Bunu tarif etmek zor ama sanki gökyüzü bile farklı bir tonda nefes alıyordu. Kayseri’nin sertliği geride kalmıştı, yerini daha yumuşak bir sessizlik almıştı.

Yol boyunca uzanan taş yapılar, uzaktan bile “buradayım” diye bağırıyordu. Peri Bacaları ilk kez karşımda belirdiğinde içimde tuhaf bir şey oldu. Sanki uzun zamandır bastırdığım her duygu aynı anda yüzeye çıktı.

Heyecan…

Kırgınlık…

Ve garip bir umut.

Aracı kenara çekip camdan dışarı baktım. Rüzgâr yüzüme çarptığında gözlerim doldu. Kendime kızmadım. Çünkü ağlamak bile o an doğru geliyordu.

Buraya kadar gelmiş olmam bile başlı başına bir cevaptı.

Taşların Arasında Kayıp Bir Gençlik

Yürümeye başladım. Ayaklarımın altında ince toprak, etrafımda binlerce yıllık sessizlik vardı. İnsan kalabalığından uzaklaştıkça kendi iç sesim daha net duyuluyordu.

Bir ara durup defterimi çıkardım. Yazmak istedim ama yazamadım. Çünkü kelimeler bile burada daha ağırdı.

“Ben ne arıyorum?” diye sordum kendi kendime.

Cevap gelmedi.

Ama sonra fark ettim: Belki de bir şey aramıyordum. Belki sadece kaybolmak istiyordum. Çünkü bazı insanlar ancak kaybolunca kendini bulabiliyor.

Tam o sırada aklıma yine o soru geldi. Sanki zihnimde yankılanıyordu:

Kayseri Ürgüp peri bacaları arası kaç km?

Artık bu soru bana bir mesafe değil, bir eşik gibi geliyordu. Geçtiğim her kilometre, içimde bir katmanı soyuyordu.

Rüzgârın İçindeki Cümleler

Rüzgâr şiddetlendiğinde saçlarım yüzüme yapıştı. O an kendimi çok küçük hissettim. Ama bu küçüklük kötü değildi. Aksine rahatlatıcıydı.

Çünkü ilk kez “her şeyi kontrol etmem gerekmiyor” hissini kabul ediyordum.

Bir kayanın üstüne oturdum. Uzaklara baktım. Gökyüzü ile yer arasındaki çizgi silikleşmişti. Sanki dünya biraz daha anlaşılır hale gelmişti.

Ama içimde hâlâ bir şey eksikti.

O eksiklik, yıllardır taşıdığım ama adını koyamadığım bir boşluktu. Ne sevgiyle doluyordu ne başarıyla ne de zamanla.

Sadece vardı.

Kayseri’ye Dönüş: Aynı Şehir, Farklı Ben

Akşamüstü geri dönmeye karar verdiğimde hava soğumuştu. Güneş yavaşça taşların arkasına saklanıyordu. Arabaya binerken içimde garip bir huzur vardı.

Çünkü artık biliyordum.

Kayseri Ürgüp peri bacaları arası kaç km? sorusu benim için bir bilgi değil, bir yolculuktu. Yaklaşık 75 kilometrelik bu mesafe, aslında içimde yıllardır yürümeye cesaret edemediğim bir yoldu.

Dönüş yolunda müzik açtım. Bu kez sessizlik değil, ses vardı. Ama bu ses bile artık bana yabancı değildi.

Kayseri’ye yaklaşırken şehir ışıkları uzaktan görünmeye başladı. Aynı sokaklar, aynı binalar… Ama ben aynı değildim.

İçimde Kalan Yankı

Eve vardığımda çantamı yere bıraktım. Günlüğümü açtım ama uzun süre yazmadım. Sadece boş sayfaya baktım.

Sonra tek bir cümle yazdım:

“Bazen uzaklaşmak, aslında kendine yaklaşmaktır.”

Peri bacaları gözümün önüne geldi. Taşların sessizliği, rüzgârın dili, yolun ortasındaki o garip huzur…

O an anladım ki bazı soruların cevabı haritada değil, insanda saklıydı.

Ve ben, o 75 kilometrenin içinde kendime biraz daha yaklaşmıştım.

Önerdiğimiz İçerik: Kayseri öğrenci bileti nasıl çıkartılır ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://kadikoyforum.com https://ozdoganpromosyon.com.tr https://kultasmuhendislik.com.tr Sitemap
hiltonbethttps://www.tulipbet.online/