Hatta Ne Demek TDK?
Günlük hayatın en sıradan kelimeleri bile bazen garip bir anlam kazanabiliyor. İşte “hatta” da onlardan biri. Herkesin çok kullandığı, ama nedense tam anlamını çoğu zaman unuttuğumuz bir kelime. Herkesin ağzında “hatta” dönüp duruyor ama nedir bu kelimenin tam anlamı? TDK’ye baktığımızda ise tam olarak ne demek olduğunu öğreniyoruz ve “E, biz zaten bunu biliyorduk!” diyoruz. Hadi, birlikte bakalım.
Hatta Ne Demek? (TDK’ye Göre)
TDK’ye göre “hatta”, “bir şeyin öncesindeki durumu pekiştiren ve ona ek olarak bir durum bildiren” bir bağlaçtır. Kısacası, “hatta” bir şeyin öncesini pekiştirip, üzerine bir şeyler eklemek için kullanılır. Yani, “Bunu yaptım, hatta şunu da yaptım!” diyorsak, zaten yaptığımız şeyin üstüne bir “hatta” koyuyoruz.
Duygu durumumuzu anlatmaya çalışırken, bazen gereksiz yere abartırız. Hatta… (Evet, işte o kelime!) O kadar abartırız ki, neredeyse gerçeklikle aramızdaki bağ tamamen kopar. Ama tabii bu kelimeyi tam anlamıyla kullanmak bazen biraz komik olabiliyor. Gelin, örneklerle daha iyi kavrayalım!
“Hatta” ve Gündelik Hayat: Komik Durumlar
Düşünsenize, bir arkadaşınız bir şey anlatıyor ve ne yapıyorsunuz? Tabii ki, “hatta”yı hemen devreye sokuyorsunuz!
Örnek 1:
Aykut: “Dün akşam yemek yedim.”
Ben: “Hatta sana daha önce sormuştum, ne yedin?”
Aykut: “Köfte.”
Ben: “Hatta köfteyi de buraya getirseydin, biz de yeseydik.”
Aykut: “Ne ya! Yalnızca köfte yedim, bu kadar abartma.”
Ve sonra bir de bakıyoruz, Aykut’un köfteyi getirmesini bekliyoruz. (Ama tabii Aykut, bu kadar ciddi değil, değil mi?)
İşte, gündelik hayatta “hatta” kelimesini nasıl o kadar abartarak kullandığımızın göstergesi. Neden böyle oluyor? Bir kelimeye o kadar hakim olmaya başladık ki, anlamını tam da bildiğimiz için, orada durmamıza gerek kalmıyor.
Hatta’ya Gereksiz Yükleme Yapmak
Her şeyde olduğu gibi, “hatta” da bazen gereksiz yere fazla kullanılıyor. Bu da demek oluyor ki, biz bazen kelimenin gücünü kaybettiriyoruz. Örneğin, “Bunu yaptım, hatta onu da yaptım” diyorsunuz, ama sonra diyorsunuz ki, “E ama ben zaten sadece birine odaklanmam gerekirdi.”
Hadi bir bakalım:
Örnek 2:
Ali: “Bir tane bilgisayar aldım.”
Ben: “Hatta iki tane almadın mı?”
Ali: “Hayır, bir tane aldım, zaten buna bile zor yettim.”
Ali’nin tek bir bilgisayar alması, bir anda “hatta” ile daha büyük bir iş gibi gösterildi. Sonuçta, “hatta”yı gereksizce kullanmak, o durumu biraz daha büyük ve anlamlı kılabiliyor, değil mi?
İşte böyle, bazen “hatta” kelimesi kullanılırken, gereksiz bir büyütme de yapabiliyoruz. (Ama yine de “hatta”lı her cümle biraz da eğlenceli oluyor, kabul edelim!)
Hatta ile “Yavaş Git, Anlaşılabilir Ol” Mesajı
Tabii ki, “hatta” kelimesi her zaman olayın boyutunu abartmak için kullanılmaz. Bazen, tam tersi bir durum ortaya çıkar. İnsanlar bazen daha sakin bir şekilde cümle kurmak isterler, ancak dilin doğası gereği, “hatta” devreye girer. Mesela…
Örnek 3:
Ben: “Bugün işten çok yorgunum.”
Arkadaşım: “Hatta bugünü neredeyse hiç hatırlamıyorum bile.”
Ben: “Yani o kadar mı kötüydü?”
Arkadaşım: “Evet, sadece bir kahve içtim, hatta onun bile tadını alamadım.”
Burada “hatta” biraz daha hafif ve duygusal bir biçimde kullanılıyor. Ne de olsa, bazen kelimeler de biraz duygusal yorgunluğu yansıtır, değil mi?
Hatta ve Zihnimdeki “Kesin Bu Kadar Olmaz” Düşüncesi
Benim bir de iç sesim var, biliyor musunuz? Genelde o ses, her kelimeyi ince eleyip sık dokuyor. “Hatta” kelimesiyle ilgili sürekli bir “Hadi ama, bu kadar abartmana gerek yok” düşüncesi devreye giriyor. Ama sonra şöyle düşünüyorum: “Tamam, belki biraz abarttım ama ‘hatta’ kelimesi olmadan yazı ne kadar kuru olurdu ki?”
İç Ses:
“Sen de bir ‘hatta’ kelimesi peşindesin. Ciddiyetini kaybetme.”
Ben:
“Aman, ne yapayım? Hayat zaten yeterince ciddiyetle dolu. Biraz da eğlenelim!”
Evet, bazen “hatta” kelimesinin gücü, onu ne kadar sıklıkla kullandığımıza bağlı. Ama bu, kelimenin anlamını yitirmesine yol açmaz. Yine de abartmak, genellikle eğlenceli olur!
—
Sonuç olarak, “hatta” kelimesi basit gibi görünse de aslında hayatımıza ciddi bir dinamizm katabiliyor. TDK’deki anlamı çok açık olsa da, hepimiz bunu bazen fazla abartarak kullanıyoruz. Ama bir şekilde, kelimenin gücü de buradan geliyor. O anın büyüklüğünü veya küçüklüğünü anlatırken, “hatta” bir nevi hikâyemizi renklendiriyor.
Şimdi, bir sonraki seferde “hatta”yı kullandığınızda, belki de biraz daha dikkatli olursunuz. Ama sonra, ne bileyim? Belki de yine kendinizi gereksizce “hatta”lı bir cümlede bulursunuz!