Şunu itiraf ederek başlayayım: “Trombosit” kelimesini ilk duyduğum gün, sanki görünmez bir orkestra şefinden bahsedildiğini düşündüm. Çünkü trombositler, kan dolaşımında sessizce gezerken, gerektiği anda bir konseri kusursuz bitiren o görünmez el gibi sahneye çıkıyor: Kanamayı durduruyor, dokuların iyileşmesine zemin hazırlıyor, düzenin ritmini tutuyor. Peki bu orkestra şefi sahneden çekilirse—yani trombosit az olursa—ne olur? Trombosit Az Olursa Ne Olur? (Kısa Cevap: Dengenin Muzipçe Bozulması) “Trombosit azlığı” ya da tıptaki adıyla trombositopeni, kanda mikrolitre başına (µL) bulunan platelet sayısının normal aralığın altına düşmesidir. Yetişkinler için genel kabul gören normal aralık 150.000–400/450.000 µL’dir; bu aralığın altında kanama eğilimi artabilir ve tablo, düşüşün derecesine…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Helallik İstemek Neye İşarettir? – Öğrenmenin Vicdani Boyutuna Pedagojik Bir Bakış Bir eğitimci olarak yıllardır öğrenmenin yalnızca bilgiyle değil, insanın kendi vicdanıyla da şekillendiğine inanırım. Her öğrenci, sadece matematik formüllerini ya da tarihsel olayları değil; insan olmanın inceliklerini de öğrenir aslında. İşte bu yüzden, “helallik istemek” davranışı bana hep derin bir öğrenme sürecinin göstergesi gibi gelmiştir. Çünkü helallik istemek, kişinin kendisiyle, ilişkileriyle ve değerleriyle yüzleştiği bir dönüşüm anıdır. Pedagojik Perspektiften: Helallik Bir Öğrenme Davranışıdır Eğitim biliminde her davranışın bir öğrenme izi vardır. İnsan, deneyimlerinden yola çıkarak doğruyu ve yanlışı ayırt etmeyi öğrenir. Helallik istemek de bu anlamda, deneyimsel öğrenme (experiential…
Yorum BırakHacamat Öncesi Cinsel İlişki Olursa Ne Olur? Antropolojik Bir Perspektif Kültürler, inanç sistemleri ve sağlık anlayışları birbirinden farklıdır. Her toplum, beden ve ruh sağlığına dair çeşitli yaklaşımlar geliştirmiştir. Sağlıkla ilgili ritüeller, hem bireysel hem de toplumsal kimliği şekillendirir. Antropologlar olarak, bu ritüelleri sadece bir uygulama olarak değil, aynı zamanda toplumsal bağların, normların ve sembollerinin bir ifadesi olarak inceleriz. Hacamat, binlerce yıl boyunca farklı kültürlerde çeşitli amaçlarla yapılan bir tedavi şeklidir, ancak hacamat öncesinde cinsel ilişki gibi bir durumun sağlık üzerindeki etkileri ve toplumsal anlamı, daha derin bir inceleme gerektirir. Hacamat ve cinsellik arasındaki ilişki, sadece fiziksel bir mesele değil, aynı…
Yorum BırakGüreşe Başlama Yaşı Kaç? Geçmişten Günümüze Bir Gücün, Bir Geleneğin Hikâyesi Tarihi anlamak, sadece geçmişi bilmek değil; bugünün neden böyle olduğunu çözümlemektir. Güreşin tarihine bakan bir tarihçi olarak, bu sporu yalnızca fiziksel bir mücadele değil, toplumun güce, onura ve dayanıklılığa yüklediği anlamın bir aynası olarak görürüm. “Güreşe başlama yaşı kaç?” sorusu, aslında sadece sporcu gelişimiyle değil, kültürel bir geleneğin nesiller arası aktarımıyla ilgilidir. Çünkü güreş, Anadolu’da bir spordan öte bir kimliktir; çocuklukta başlayan, ömür boyu süren bir toplumsal yolculuktur. Geçmişin Arenasında: Güreşin Kökeni Güreş, insanlık tarihinin en eski mücadele biçimlerinden biridir. Eski Mezopotamya tabletlerinde, Mısır kabartmalarında ve Antik Yunan fresklerinde…
6 YorumGümüşhacıköy’ün Neyi Meşhur? Tarih, Kültür ve Lezzet Üzerine Bir Yolculuk Tarihsel Arka Plan: Gümüşün Işıltısından Anadolu’nun Derinliklerine Anadolu’nun kuzeyinde, Amasya’nın tarih kokan ilçelerinden biri olan Gümüşhacıköy, adını hem yer altının hem de insan emeğinin parlak hikâyesinden alır. İlçenin ismindeki “gümüş” sözcüğü, bölgedeki eski gümüş madenlerinden gelir. Osmanlı döneminde maden işletmeciliği, bu toprakların ekonomik ve sosyal kimliğini şekillendiren en önemli unsurlardan biriydi. Selçuklulardan itibaren ticaret yollarının kesiştiği bir yerleşim olan Gümüşhacıköy, zamanla yalnızca madenleriyle değil, kültürel üretimiyle de öne çıktı. Esnaf loncaları, medreseler, hanlar ve ahilik geleneği, burayı Anadolu üretim kültürünün sembollerinden biri hâline getirdi. Bugün “Gümüşhacıköy’ün neyi meşhur?” sorusu, sadece…
6 YorumGümrük Cezası: Kültürlerin Çeşitliliğinde Bir Toplumsal Ritüel ve Sembol “Bir kültürü anlamak, onun ritüellerini, sembollerini ve yapılarındaki derinlikleri keşfetmekten geçer.” Bir antropolog olarak, farklı toplumların neyi doğru kabul ettiğini, hangi eylemleri yasakladığını ve bunlara karşı ne tür toplumsal tepkiler verdiğini merak ederim. Gümrük cezası, çoğu zaman sıradan bir yasal düzenleme olarak görülse de, aslında toplumsal yapıları, kimlikleri ve kültürel pratikleri derinlemesine analiz etme fırsatı sunar. Her toplum, gümrük cezalarını farklı şekillerde uygular ve bu cezaların anlamı, bir kültürün değerleriyle, toplumsal yapısıyla ve hatta sembolizmiyle iç içe geçer. Gümrük cezaları, yalnızca bir ekonomik yaptırım değil, aynı zamanda toplumların normlarını, ritüellerini ve…
Yorum BırakKenar Kuşak Hakimiyet Teorisi Nedir? (Dünyayı Sarmalayan Güç Kuşağı) Jeopolitik teoriler arasında öyle bir kavram var ki, hem haritalara hem de güç oyunlarına yön vermiştir: Kenar Kuşak Hakimiyet Teorisi. Eğer “Dünya neden bazı bölgelerde sürekli gerilim yaşıyor?” diye merak ettiysen, bu teori tam da o sorunun bilimsel bir cevabı olabilir. Gel, bu karmaşık görünen konuyu birlikte sadeleştirelim — hem bilimsel bir merakla, hem de herkesin anlayabileceği bir dille. Kenar Kuşak Teorisi’nin Doğuşu 20. yüzyılın ortalarında, Amerikalı siyaset bilimci ve jeopolitik uzman Nicholas Spykman tarafından ortaya atılan bu teori, bir anlamda Mackinder’in ünlü “Kalpgah” (Heartland) tezine yanıt niteliğindeydi. Mackinder diyordu ki:…
Yorum BırakAntalya Gündoğmuş Hangi Türk Boyundan? Antropolojik Bir Yolculuk Bir antropolog olarak yola çıktığınızda, bir bölgenin tarihini anlamanın yalnızca yazılı kaynaklarla değil, insanların yaşam biçimleri, ritüelleri, sembolleri ve kolektif kimlikleri aracılığıyla mümkün olduğunu fark edersiniz. Antalya’nın doğusunda, Torosların kalbinde yer alan Gündoğmuş, işte bu çok katmanlı yapının ilgi çekici bir örneğidir. “Gündoğmuş hangi Türk boyundan gelir?” sorusu, yalnızca etnik bir köken arayışı değil; aynı zamanda bir kültürel sürekliliğin ve kimlik inşasının antropolojik hikâyesidir. — Torosların Gölgesinde Bir Kimlik Arayışı Gündoğmuş’un tarihi kökenleri, Oğuz Türklerinin Anadolu’ya göç hareketleriyle yakından ilişkilidir. Bölgeye yerleşen gruplar genellikle Avşar, Beydili ve Kınık boylarına mensup Türkmen topluluklarıdır.…
Yorum BırakProtesto Yasal mı? Felsefi Bir Bakış Bir filozofun gözünden bakıldığında protesto, yalnızca sokaklarda yankılanan bir ses değil; insanın varoluşunu, ahlaki sorumluluğunu ve hakikati arayışını temsil eden bir eylemdir. Protesto, modern toplumun sessizlik duvarına karşı bir çığlıktır; adaletsizliğe karşı çıkan bir vicdanın tezahürüdür. Ancak sorulması gereken temel soru şudur: Protesto yasal mı? Ya da daha derin bir biçimde sormak gerekirse, yasal olan her şey meşru mudur? Etik Perspektiften: İtaat mi, Vicdan mı? Etik açısından protesto, bireyin vicdanı ile otorite arasındaki gerilimi görünür kılar. Immanuel Kant, ahlaki değerin dışsal otoriteye değil, bireyin akıl yoluyla ulaştığı ödev bilincine dayandığını söyler. Bu durumda protesto,…
4 Yorum